Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalımızdan Prof. Dr. Belgin Erhan Hocamız Doktorum Yanımda adlı TV programında Osteoporoz'u anlattı.

Programı izlemek için lütfen tıklayınız.
OSTEOPOROZ
Halk arasında kemik erimesi olarak bilinen osteoporoz 50 yaş üstü erişkinlerin yarıdan fazlasını etkileyen yaygın bir hastalıktır. Osteoporoz kemik kütlesinin düşük olduğu, kemik kalitesinin azaldığı, kemik mikromimarisinin bozulduğu, kemik kırılganlığının ve kırık oluşma riskinin arttığı sistemik bir kemik hastalığıdır. Kısaca osteoporozda kemiklerimiz olması gerekenden daha ince, kuvvetsiz ve kırılgandır.
Dünyada 200 milyon osteoporoz hastası olduğu düşünülmektedir. 50 yaşın üzerinde her 3 kadından birinde (meme kanserinden fazla) ve 50 yaş üzerinde her 5 erkekten birinde (prostat kanserinden fazla) osteoporotik kırık görülmektedir. Dünya genelinde her 3 saniyede bir osteoporotik kırık meydana gelmektedir. Her yıl Amerika Birleşik Devletlerinde 1.5 milyon kırığa neden olduğu bildirilmektedir. ABD’de 2005’te yapılan bir çalışmada osteoporoza bağlı kırık maliyetinin 17 milyar dolar olduğu ve 2025’te bu maliyetlerin 2 katı artması beklendiği bildirilmiştir.
Osteoporoz sessiz bir hastalıktır. Hastalarda osteoporoza bağlı (kırık olmadığı sürece) hiç bir şikayet olmaz. Osteoporoz direkt grafilerde görünür hale geldiğinde veya kemik kırığına yol açtığında çoktan ciddi oranda kemik erimesi gerçeklemiş demektir. Osteoporoz sonucu oluşan kırıklar önemli bir ölüm ve sakatlık nedenidir. Çok küçük bir travma bile kırığa yol açabilir. Kırıklar en sık kalça, ön kol ve omurgada olur.
1970’lere kadar osteoporozun erken tanısı için bir yöntem yoktu. Günümüzde hem erken tanı hem de önleme ve tedavi için çok sayıda seçenek bulunmaktadır. Osteoporoz herkesi ilgilendiren bir hastalıktır. Daha çok yaşlılarda görülmesine rağmen önlenmesi için gereken tedbirler çocukluktan itibaren alınmalıdır. İskeletimizin kuvvetinin %60-70’i genlerimizle alakalıdır.
Fakat yaşam biçimimiz de geri kalan %30-40’ı etkilemektedir. Bir çocuğun zirve kemik kütlesini mümkün olan en iyi hale getirmek önemlidir.
Zirve kemik kütlesinin %10 daha iyi olması, erişkin dönemde osteoporotik kırık geçirme riskini %50 azaltmaktadır. Çocuk ve gençlerde kemik sağlığı için yapılması gerekenleri şöyle sıralayabiliriz;
• Diyette yeterli kalsiyum alımı (süt ve ürünleri)
• Yeterli D vitamini takviyesi (yeteri kadar güneşten yararlanma)
• Proteinden zengin beslenme
• Yeterli fiziksel aktivite
• Sigaradan uzak durma
Kadınlarda osteoporoz erkeklere göre daha sık görülür. Bunun nedenlerini şöyle sıralayabiliriz; Kadınların başlangıç kemik kütleleri daha azdır, menapozda östrojenin ani azalışı osteoporoz riskini arttırır. 50 yaş üzeri kadınların %40’ı yaşamlarının bir döneminde kalça, bilek veya omurga kırığı ile karşı karşıya kalacaktır. 65 yaşın üzerindeki kadınların %60-70’inde boy kısalmasına yol açan omurga çökme kırıklarından en az bir tane görülmektedir. Kalça kırığı oluşan yaşlıların %20’si bir sene içinde ölmektedir. Bir kadının kalça kırığı riski meme, rahim ve over kanseri gelişme risklerinin toplamına eşittir.
Erkeklerde osteoporoz ise kadınlardan daha az görülse bile osteoporoza bağlı kırık olursa daha ciddi seyreder. ; Osteoporotik kalça kırığı geçiren erkeklerin 1/3’ü ilk 1 yıl içinde öldüğü bilinmektedir (bu oran kadınlarda 1/5 civarındadır). Yapılan çalışmalarda ABD’de 2 milyon erkekte osteoporoz olduğu tahmin edilmekte. Dünyadaki tüm osteoporoza bağlı kırıkların %29’u erkeklerde olmaktadır.
Kimler risk altında?
İleri yaş, kadın cinsiyet, düşük kilo, önceden osteoporotik kırığının bulunması,
ailede özellikle annede kalça kırığının olması, halen sigara içiyor olmak, alkol kullanımı(≥ 3 ünite/gün), kortizon içeren ilaç kullanımı, diyetle yetersiz kalsiyum alımı, çok tuzlu yemek, hareketsiz yaşam osteoporoz riskini arttıran faktörlerin bazılarıdır.
Tedavi
Osteoporozda tedavinin amacı; Osteoporozdan korunma ve osteoporoza bağlı gelişen kırıkları önlemek, kırık sıklığını azaltmak, kırık sonrası ölüm ve hastalık oranlarını düşürmektir.
Yaşam tarzı önerileri
• Sağlıklı beslenmeye mümkün olduğu kadar küçük yaşta başlayın
• Egzersiz yapın
• Sigara içmeyin
• Aşırı alkol tüketmeyin
• Diyette yeterli Ca ve D vit
• Yeterli güneşe çıkın
• Düşme ile ilgili risk faktörlerinin düzenlenmesi
• Yürümede yardımcı araçlar, kalça koruyucuları kullanın
Düşme riskini azaltmak için;
• Evde ışıklandırma ve tutamaçların yeniden yapılandırılması
• Kaygan olmayan zeminler oluşturulması
• Rahat destekli ve geniş tabanlı ayakkabı kullanımı
• Kişinin günlük yaşam aktivitesini modifiye etmek
• Kas kuvvetlendirme ve denge egzersizleri
• Uygun gözlük kullanımı
• Kalça koruyucu destekli iç çamaşırı kullanmak
• Baston kullanımı
Prof. Dr. Belgin Erhan